|
TÜRKİYE'NİN GENEL TRAFİK YAPISI Türkiye bu gün gerek coğrafi yapı bakımından gerekse insanların yaşam biçimi bakımından bir Avrupa ülkesi görümündedir.Her gün çağdaş yaşamı hayatta geçirme çalışmaları içerisindedir.Her konuda Avrupa ülkeleri ile yarışacak konumda bir ilerleme kaydetmektedir.Fakat ayni çalışma ilerlemeyi Trafik kültürünü geliştirme,trafiği kullanma konusunda gösteremiyor.Bunun bir çok nedenleri var bu nedenleri zaman içerisinde bu köşemde Trafik Kültürü başlığı altında yazarak insanlarla paylaşacağım. Türkiye’nin Trafik varlıkları Avrupa ülkelerinin gerisinde olmakla beraber trafik kazalarında bütün Avrupa ülkelerinin çok önünde gitmektedir.Avrupa ülkeleri arasında trafik kazası yapma sıralanmasında Türkiye ilk birinci ülke konumundadır. Bu gün Türkiye’de trafikte kullanılan faktörler ve trafik yaşamı insanları mutlu etmemektedir.Trafikte kullanılan ortak alan karayolu insanların ve trafiğin ihtiyaçlarına cevap verecek durumda yeterli değildir.Yol medeniyetti,uygarlıktır ve sağlıktır velinimettir berekettir.Yolun olduğu her yere bölgeye tüm hizmetler gider ulaşır.Bir tarihte insanlar üretimlerini pazarlamak ve başka ülkelere gidebilmek için meşhur ipek yollunu,baharat yollunu ve kervan yollarını yapmışlardır.Yollarda insanların konaklamaları için kervansaraylar yapmışlardır.Bu bize yollun çok önemli olduğunu göstermektedir.
Türkiye’nin Karayollu Yapısı; 1- Karayolu uzunluğu yaklaşık 75 .000 Km.dır.Bu karayolu uzunluğu sadece şehirler arası,anayollar ve ana arter olan karayolları dahildir. Şehir içi sokaklar bu uzunluğa dahil değildir.Türkiye kadar yüzölçümü sahip olan bir Avrupa ülkesi Fransa ve İtalya’da Türkiye’nin karayolu uzunluğun on katı daha uzun bir karayollu varlığına sahiptir. Türkiye karayollarının bir çok bölümleri trafik yol standartlarına uygun değildir.Sadece yol yapıldı anlamında inşa edilmiş yollardır.Karayollu yapmak hizmette açmak her ne kadar bir mühendislik iş ise ekonomik bir güç kaynak ister.Bu gün bir Km karayollu yapımı Türkiye’ye her yönü ile yaklaşık beş altı trilyon a mal olmaktadır.Bazen bu rakam ekonominin durumuna ve iş kapasitesine göre değişkenlik gösterebilir,fakat gerçek bu durumdadır.Karayolları uzun yıllar ihtiyaca cevap verecek, ileriyi görerek düşünerek planlanmalı ve yapılamalıdır.Karayolları kısa vadede beş on yıllık hizmet verecek şekilde yapılmamalıdır,en az elli yüz yıl ihtiyaca cevap hizmet verecek şekilde yapılamalıdır. Sizlere karayollu yapımı ile ilgili iki tane anlayış örneği vereceğim.Bir tanesi Fransız İmparatoru Napoleon’un karayollunu ileriye yönelik yapımı anlayışı.İkincisi de benim köyümdeki öz amcamın karayollu yapımı anlayışı.Napoleon Paris şehrini kuruluşunda ana caddenin genişliğinin üç yüz metre olmasını emretmiş.Bunu duyan Paris’liler Napoleon gerçekten delilmiş üç yüz metre genişliğinde karayollu olu mu demişler,gidelim imparatora bu genişlikte yolun Paris’e fazla geleceğini anlatalım.Anlatmışlar Napoleon dinlemiş sonra gelenlere sizler dünyayı hep böyle kalacak sanıyorsunuz ama ,dünya hep böyle kalmayacak değişecek yinede geldiğiniz için sizin hatırınıza ana caddenin genişliğini emretmiş üç yüz metre yol genişliği iki yüz metreye indirmiş. Paris ana caddenin genişliği iki yüz metre olarak yapılmış,şu anda Parisliler o iki yüz metre caddeye sığmıyorlarmış dar geliyormuş.Şimdi Parisliler keşkem Napoleon’u dinleseydik de caddenin genişliği üç yüz metre olarak kalsaydı diyorlarmış.İleri görmek algılamak planlamak budur. İkinci örnek benim köyümden Benim Köyüm Keşap’ın Yivdinçik köyü Keşap deresi su boyunu takip ederek gider iseniz doğultu tutarsanız Keşap’tan sekiz veya dokuz Km.iç kısımda kalan bin rakımda olan dağlık bir köy.Fakat virajlı bir yol yaptıkları için Keşap’tan uzaklığı on dört Km ye çıkarmışlar.Geçen yıl köye çıkar iken saydım tam yetmiş bir viraj alınarak çıkılıyor köyün içerisine.Tahminin otuz yıl önceleri yapıldı.Yapıldığı yıl izine ayrılarak köye gittiğimde insanlar köy yollu için çalışıyorlardı.O zaman inceledim benim köyüme azami beş viraj ile yol çıkar diye düşüyordum,yapılması gerekende bu olmalıydı.Yetmiş bir viraj nereden çıktı diyeceksiniz.Nereden mi çıktı,Benim köylüm,yol benim bahçeme girmesin benim samanlığıma dokunmasın diye diye dozerin önünü keserek yollu bir labirent gibi yılanvari kıvıra kıvıra yetmiş bir virajı elde ederek çıkarmışlar.Bir tanesi de şimdi rahmetli oldu benim öz amcam.Amcam yol yapılırken zorlu çıkarmış beni çağırdılar gel amcanı yol için ikna et diye.Buradan Keşap’a bir araba kiraladım doğru köye çıktım.Yol yeni vurulmuş çamur çorak döne döne köye çıkıyoruz.Dikkatimi bir olay çekti baktım yol ayni kişinin arazisinden bahçesinden döne döne çıkıyor.Sordum öğrendim çünkü başka kişiler yol için arazi vermedikleri için yol bu kadar virajlı duruma gelmiş.Köye çıktım amcamı ikna etmeye çalıştım,uğraştım,amcam dozerin önüne geçti yolun nereden nasıl geçeceğini gösterdi,yol yine onu gösterdiği istikametten geçti.Normalde fındık bahçesini alt kısmından geçecek yol amcamın ısrarı ile üst kısımdan geçirildi.Bir kaç yıl sonra izin alarak tekrar fındık zamanı köye gittiğimde baktım rahmetli amcam yolun üst tarafından geçirdiği bahçeden fındığı toplamış bir harara koymuş hararı da sırtına almış kan ter içerisinde aşağıdan yukarı araba yolluna fındık getiriyor.Amcam kan ter içerisinde yorgun bir şekilde araba yollu geldi benim yanıma oturdu hal hatır sorduktan sonra,bana dönerek oğlum keşkem senin o gün araba yollu yapılırken söylediklerini dinleseydim de bu araba yollunu bahçenin alt kısmından geçirseydim bende yorulmaz rahat ederdim dedi.Bilinçli insanlar yolla yer vermek hayırdır sevaptır anlayışı ile yol yapılaması için arazi verirler bizim bölgenin insanları toprağa sanki taparcasına sahip çıkarak kimseye dokundurmazlar.İşte size iki tane karayollu yapımına bakış açıları, Türkiye’de yol yapmanın gerçeği de budur..İnsanlar yarınlar için yol yapar iken uzun vadeli düşünmelidirler.Bir kişinin hayırseverliğine inisiyatifine bırakılarak yollun kaderi ülkenin ve bölgenin kaderi çizilmemelidir.Devlet Kamu yararı gördüğü hizmetlerde devlet erkini gücünü ortaya koyarak yasalar ve yönetmenlikler dahilinde inisiyatifini kullanarak uygulayabilmelidir.Yaşanan hayatı şartları insanlar zorlaştırır veya kolaylaştırır.Türkiye de karayollu sıkıntılarını hep insanlar yaşanmaz hale getiriyorlar.Türkiye de insanlar trafik işaretlerini karayollu kenarından yerinden sökerek direğinden avlu kazığı,işaretinin kendisini tandır yaparak üzerinde et kavuruyorlar.İşte bizim trafiğe bakış açımız.Böyle bir bakış ve anlayış ile trafik sağlıklı kullanılabilinir mi?.Yarınların trafiği bizim beynimizde alacağımız eğitimde şekillenmelidir.Trafik kazaları kader değildir. Herkese sağlıklı yaşan için iyi trafikler. Abdullah KAPLAN |