|
SÜRÜCÜ KİMDİR? Türkiye’de motorlu araç sayısı düz bir rakam olarak yazmak gerekirse yedi milyon adet civarındadır.Bu araç sayısı gelişmiş Avrupa ülkelerinden çok düşük bir sayıdır.Gelişmiş bir Avrupa ülkesinde Türkiye’de bulunan araç sayısının on kat daha fazla araç sayısı vardır.Türkiye’de her on kişi başına bir araç düşmektedir.Gelişmiş ülkelerde her iki veya üç kişiye bir araç düşmektedir.Gelişmiş Avrupa ülkelerinde araç sayısı fazla olmasına rağmen kaza sayıları çok düşüktür.Bunun en büyük nedenleri eğitilmiş insan sayısının fazlalığı kurallara uyma oranını yüksek oluşudur. Trafik bir araç yığını değildir.Trafiğe bir araç yığını olarak bakmamalıdır.Bu gün ülkemizde trafik söylendiği zaman akımıza hemen rengarenk boyalı çeşitli modellerde araçlar aklımıza geliyor.Trafiğin insanlar tarafından oluşturulduğu bir olgu olduğu unutulmamalıdır.Trafikte kullanılan araçları da karayollarını da insanlar yapmaktadır trafiğin hizmetine sunmaktadırlar.Trafikte kullanılan araçları yapanda insandır sürücü olarak karayolluna çıkanda kullananda insandır.Demektir trafiğin alt yapısı insandır.Sorunların çözüm noktası da insandır.İnsanları ilgili konularda gereği şekilde eğitimi yapılırsa sorun çözümlenmiş olunur.En önemli yatırım insanlara yapılan yatırımdır.Araç imal etmek için otomobil araç fabrikaları yatırımı yapıyoruz,o imal edilen araçları karayollarında kullanacak insanları eğitmek için bir yatırım yapmıyoruz.Ve insanlar karayollarında kurallara göre araç kullanmasını beceremiyorlar ve kazalarda hayatlarını kaybediyorlar.Kim bunların sorumlusu.Bir ülkede araçlar imal ediliyorsa,insanlar o dünyanın en pahalı ve tehlikeli aracı karayollarında kullanıyorlarsa o insanlara teknolojiyi sağlıklı kullanma eğitimi zorunlu olarak verilmelidir.İmal ettiğiniz o dünyanın en pahalı ve tehlikeli aracını karayollarında kurallara göre kullanamasanız o araç karayollunda yürüyen birer tabut durumuna gelirler.Bu Türkiye karayollarında araçlar yürüyen birer tabutlar olmamalıdırlar.İnsanları hayvanlarda ayıran en büyük farklılık ilim bilimi öğrenmeleri ve beyinlerinin yapısı eğitilmeye yatkın olmalarıdır.İnsanlara bu trafik eğitimi sağlıklı verildiği sürece kazaları asgariye indirilecektir.İnsanlar karayollarında sürmek için araç satın alıyorlar,ideal bir sürücü olmak için eğitimini almıyorlar.Trafik kuralları yorumlanmaz uygulanır. 3-Türkiye’de yaklaşık olarak on sekiz milyon kişiye sürücü belgesi verilmiş.Sürücü belgeleri araç kullanmıyor.Aracı karayollarında insanlar kullanıyor.İnsanlara aracı sağlıklı kullanma eğitimi bilgisini verilmeden,karayollarında araç kullanma yetkisi verilmiştir.Bu çok büyük yanlışlıktır.Bu yanlışlığın bedeli çok ağır bir şekilde karayollarında trafik kazalarında insan hayatları kaybedilerek ödenmektedir.Türkiye’deki sürücü sayısı bir çok Avrupa ülkesinin nüfusundan fazladır.Sürücü kim olduğunu bilmelidir.Sürücüye kim olduğunu öğretemeseniz sorumluluklarını yerine getiremez.O zaman sürücü kimdir sorusuna cevap aranmalıdır.Bu sorunun cevabını tam olarak verebilinirse insanlara trafik akışı içerisindeki sorumluluklarını öğretmiş olunur. Sürücü kimdir?.Sürücü bir insandır.Karayollarında sizler hiçbir sincabın,kokarcanın ve gergedanın araç kullandığını gördünüz mü?.Kimleri sürücü koltuğuna oturmuş sürücülük yaptığını gördünüz tabi ki insanın.O zaman demek ki sürücü bir insanmış.Trafik içerisinde hangi trafik ağacını sallarsanız sallayınız altına insan düşer.İnsan kim,dünyaya yaratılan en üstün en mükemmel canlıymış.İnsan olarak bu üstünlüğümüzü ve mükemmelliğimizi niçin trafikte ortaya koymayalım.Karayollarını kullanırken bu üstün meziyetlerimizi niçin hayatta geçirmeyelim.Nasıl mı?,olacak.Eğitilme ile olacak.Çünkü dünyada eğitilmeye öğretilmeye en yatkın beyin insan beynidir.Siz bir sincaba,bir kokarcaya ve gergedana yüz milyon yıl trafik dersi eğitmeye öğretmeye kalksanız,trafiği öğretemezsiniz böyle bir imkanınızda yok.Ama insanoğluna gereği şekilde bir program doğrultusunda trafik konularını rahatlıkla eğitebilirsiniz ve öğretebilirsiniz.İnsan olmanın üstünlüğü budur. İnsanlar trafik eğitimi alarak sürücü olama özelliğine sahip olmalıdırlar.Bir sürücüde bulunması gereken özellikler şunlardır. a-)Sürücü,karayollarını kullanırken trafikte meydana gelebilecek tehlikeli önceden algılama,sezinleme ve görme yeteneğine sahip olmalıdır. b-)Sürücü,karayollarını kullanırken bütün trafik kurallarını uygulama bilgisine alışkanlığına sahip olmalıdır. c-)Sürücü,Karayollarını kullanırken yüz kırk derece görüş açısı ile çevrede ve etrafta oluşan hareketleri iyi görebilme özelliğine sahip olmalıdır. d-)Sürücü,karayollarını kullanırken oluşabilecek bir tehlikeyi gördüğünde gereken trafik kurallarını anında zamanında uygulama alışkanlığına sahip olmalıdır.Kesinlikle kurallar ertelenemez. e-)Sürücü,karayollarını kullanırken karayollarını kullanan diğer insanlara,yaya ve sürücülere karşı saygılı olmalıdır. f-)Karayollarında çevreye karşı dikkatli olmalıdır. g-)Sürücü,yer ve zamana göre sabırlı,özverili,fedakarlı ve centilmen olmalıdır. Bu özellikler daha da çoğaltılabilinir ama temel olarak bunlardır.Bu özelliklere sahip olan sürücüler karayollarını sağlıklı olarak bir sürücü kariyerinde kullanırlar.Bu özelliklere sahip olmayan sürücüler daima karayollarında bir tehlike potansiyelidir.Karayollarını kurallar dışı kullananlar sürücü değil onlar gidicidirler. Dünyada insan sağlığı ve canı iki kişiye emanet edilir.Biri hasta olunca sağlığınıza tekrar kavuşmak için doktora,ikincisi de bir yerden başka bir yere gitmek için koltuğuna oturduğunuz aracı kullanan sürücüye canınız emanettir.Bu ülkede canınızı emanet ettiğiniz bir doktora en az altı yedi yıl eğitim veriyorsunuz.Yine canınızı emanet ettiğiniz ikinci kişi olan sürücüye verilen eğitimini hafife alıyorsunuz.Böyle bir çelişki olamaz olmamalıdır.Sürücünün karayollarında hata yapma şansı yoktur.Hata yaptığı zaman bedeli çok ağır olarak canlarla ödenir.Doktor hata yapsa bir can kaybedilir.Sürücü bir hata yaparsa canlar kaybedilir.Bu neden ile karayollarında sürücünün hata yapma lüksü yoktur.Bu durumu insanlar çok iyi algılamalıdırlar. Türkiye’de sürücü belgesine sahip on sekiz milyon kişilerden ancak beş altı milyonu trafik eğitimi alarak sınav sonucu sürücü belgesini almaya hak kazanmışlardır.Diğer geri kalan on iki on üç milyon sürücü hiçbir trafik eğitimi almadan sadece sınava tabi tutularak bir şekilde sürücü belgesi verilmiştir.Bu neden ile karayollarını kullanan sürücülerin yüzde doksanı trafiği tarif edemezler ve kurallara uymazlar.Bir çoğu da daha trafik işaretlerinin adını bile bilmiyorlar.Siz trafik işaretlerinin adını dahi bilmeyen bir sürücüden kural uygulamasını da bekleyemezsiniz.Çünkü her trafik işaretleri yerine göre sürücülere en az dört beş kuralları uygulamasını belirtir.Trafik işaretlerinin hangi kuralları uygulamasını istediğini algılanıyorsanız kurallar yerine gelmez sonuçta kazalar meydana gelir insanlar hayatını kaybederler.Bu bir trafik anarşisidir.Trafik terörüdür.Trafik canavarları yoktur,yaratılır.Bugün Türkiye’de trafik eğitimi verilmeden insanlara bilinçsizce sürücü belgeleri verilmiş olup,trafik canavarları yaratılmıştır.Türkiye karayollarında trafik kazaları adına bir çok trafik cinayetleri işlenmektedir.Karayollarında uygulanması gereken kuralları uygulamasan trafik kazasına neden olunuyorsa bu bir gönüllü işlenen cinayettir.Çünkü trafik kazaları bir doğal afet değildirler.Trafik kazaları insanlar tarafından tedbirler alındığı sürece,trafik kuralları yerine getirildiği sürece önlenebilir kazalardır.Trafik kazalarında hayatlarını kaybeden bu masum insanlarının haklarını kim savunacak.Kaza olmuştur ölmüşler mi diyeceğiz!.Yoksa bu soruna çözüm mü arayacağız.Kim bunların sorumluları.Birileri bunlara yanıt vermek zorundadırlar. Bu gün Türkiye’de çağ dışı bir düşünce ile bay bayan sürücü tartışması yaşanıyor.Trafikte baylar mı daha iyi,bayanlar mı daha iyi araç kullanıyor tartışması yapılıyor.Bu çok ilkel bir tartışmadır.Çünkü trafiğin cinsiyeti yoktur.Trafikte aracı cinsiyet kullanmaz eğitilmiş kuralları yerine getiren beyin kullanır.Eğitilmiş algılaması olan kurallara uyan beyni kim taşıyorsa trafikte aracı en iyi kullanana kişide odur.Burada trafiği bir cinsiyete bağlamakta çok yanlış ve geri bir düşüncedir.Trafiğin cinsiyeti olmadığı gibi dili,dini ırkı ve rengi de yoktur.Trafik kazalarında insan hayatı kayıplarında kişilerin bu özelliklerine bakılamaz,kim trafikte kural hatası yaptı ise trafik anında onu bir şekilde cezalandırır özellik sıfat ayrımı yapmaz.Yapılan bir araştırmada karayollarında kazaların yüz de sekseni bay sürücüler tarafından yapıldığı ortaya çıkmış.Çünkü baylar kendilerine aşırı güvenden dolayı rehavete kapılarak daha çok trafik kuralları ihlali yapıyorlar ve kazalara neden oluyorlar.Bayan sürücüler oluşacak kazalardan tedirgin olduklarından daha çok kurallara uyarak karayollarını kullanarak kazalara karışma oranları daha düşük düzeydedir.Bayanlar trafikte kuralları yerine getirerek oluşacak problemleri sorunları önceden çözüyorlar.Çünkü trafikte problemler ve sorunlar kurallar yerine getirilerek problem sorun oluşmadan önceden çözme ilkesi vardır.Kazalar bir problem ve sorundur,kaza oluştuktan sonra insanlar hayatını kaybettikten sonra problemi ve sorunu çözmenin bir anlamı yoktur. Herkesin yaşama haklarına saygılı olarak geliniz trafik kurallarına hep beraber uyarak problemi birlikte çözelim. Yaşamak çok güzel bir olgudur.İyi trafikler dileklerimle.
Abdullah KAPLAN |